Tuesday, April 28, 2009

Ebru'ya Özel

Ebru bıdık,

Önceki postumda sana haksızlık etmiş olmalıyım ki tüm gece afakanların basışıyla mücadele ettim. Hayır, yani daha doğmadan senin hakkında nasıl böyle peşin hükümlü oldum bilmiyorum. Belki Ebru ismindeki tüm kızların güzel olmasından dolayı kıskanmış olabilirim seni. Sen söylediklerimi takma. Hem entel olmak çok kötü bir şey de olmasa gerek. Senin için baban ileride "Cambridge'in yolları taştan, sen düşürdün erkekleri baştan" şarkısını bile söyleyecektir elbet. Bir de zaten dünyaya 100gr erken geleceksin ya, 1-0 öndesin hayata tutunma noktasında. İşte ondan Rana bıdığını sevdim azcık. Seni de seveceğim hiç şüphen olmasın.

İkiz olduğunuz için de çok şanslısın bak. Annem babam beni daha az seviyor endişesi yaşamayacaksın. Eşit şartlarla ve ilave 100gramla başlıyorsun hayata.

Bir şansınız daha var hem. Anneniz babanızı öyle bir hazırladı ki kadın dünyasına, bir dediğiniz iki olmayacak, evde hepiniz mor giyinip, "feminizm hakkımız söke söke alırız" sloganlarıyla büyüyeceksiniz. Ah zavallı Müco abi...

Öpüyorum gıdılarınızdan, avuçlarınızdan, göbüşünüzden...

Hoşgeleceksiniz, di mi?

Sevgili Ebru ve Rana,

Ben Pınar teyzenizim. Annenizin sizi benle tanıştıracağından emin olmadığım için, doğumdan sonra annenize devretmek kaydıyla size bu blogu açtım. Anneniz çok korkuyor ikinizden birinin bana benzemesinden ama inşallah Rana bana benzer. Ebru, sen tıpkı annen gibisin: çok bilmiş, kuralcı, entel.. Ama Rana'cığım senle ben tüm İngiltere ve İstanbul'un tozunu attıracağız. Okul mu? Boşver gitsin şekerim, ben gittim de ne oldu sanki!

Şimdilik bu kadar.

Anneniz çok tatlı ya.. Şimdi bu tatlı anne adayına hediyesini verme vakti geldi.

ps. Eğer gıcıklık eder de, ben cocuklarımın her saniye gelişimini voyörizm malzemesi yapmam deyip bu blogu devam ettirmezse ondan ısrarla ajanda ve günlüklerinizi isteyin. Her çocuğun küçüklüğünü öğrenme hakkı var! (bilmem var mı cidden)

Öpüldünüz şekerlerrr...

izumi cadı